Genel manada hep insanlardan ve makinelerin değişiminden bahsettik insan fikrinin gelişiminin ve çevremizdeki tüm araçlara olan etkisi olarak adlandırılabilecek olan birçok olayı, geçmiş yazılarımızda anlattık. Temel düşüncenin hep bir değişim ve gelişmek üzerine olduğunu, az çok ifade etmeye çalışmış olduk bu yazımda ise gelişimin değişime olan ilişkisini insanlığın değişim süreçlerinden bahsedeceğim keyifli okumalar :).
Bilimin bu işe katkısı elbette yadsımaz gerçekler arasında herkes çok iyi bilir ki bilimin gelişmediği ortamda özgürlük falan bulunmaz yani bu iş: okumadan meydan okuyamazsın gibi bir şeydir özgür olmak isteyenler bu açıdan kendi yollarını hatta bu işin espirisi olarak yolu yapacak olan makineyi bile yapmak zorundadırlar :) çünkü ortak fikirler içinde buluşan insanların bir rekabet ortamında olması mevzu bahistir insanların özgürlükleri hayat biçimleri bu rekabet ortamına göre değişmektedir .
En temelden biraz yukarılara çıkacak olursam düzenli olarak okuyan yazan insanlar ile işte atom altı parçacıkları üzerinde çalışan bir bilim adamı için düşünecek olursak rekabet ortamları farklıdır altta bulunan kesim kendini geliştirmek için bir rekabet ortamı oluştururken diğer kesim ise insanlığı geliştirmek için çabalamaktadır evet okuyup yazmak insanların farklı bakış açısına sahip olmasına neden olabilir lakin herkesi ortak paydada buluşturabilecek olan bir fikir ortaya koymak daha farklı bir meselenin ürünü olduğu yadsımaz bir gerçektir. Kısaca bilim ve onu geliştiren insanlar diğer insanları da değiştiriyor desem yanlış bir konuya kapı açmış olmam diye düşünmekteyim.
Örnek olması açısından yazılım geliştiren insanlar yada bu alanda çaba sarf eden bilim adamları için artık elimizdeki telefonlar daha iyi çekim kalitesini yakaladıkça ve yazılan uygulamaların daha efektif şekilde insanların durum-hal ve davranışlarını yansıtma boyutuna geldiğini düşünecek olursak (siz farkında olmasanız da telefonunuz sizin karakterinize göre şekilleniyor özellikle kullanılan yapay zeka ve algoritmalar insanın karakterini o kadar iyi analiz ediyor ki siz farkına bile varmadan birçok farklı durumunuz sizi etkileyen olaylar bir şekilde veri haline dönüştürülüyor.) bu şekildeki ar-ge alanlarındaki ilerlemelerin insanlığı değiştirdiğini söylemek yanlış bir söylem olmamış olur.
How-know mantığını geliştirmek insanoğluna birçok şey katmış ve insanlara kattığı her değer içinde bir o kadar da sorumluluk bilincini aşılamıştır, bilimi ve matematiği kullanarak bu değişimi elde ettiler var olan verinin ve bilginin sürekli artması bu alanlarda açılan iş kolları mücadeleyi farklı bir duruma taşımış oldu hızlı bir biçimde kaynaklara ulaşım ve sürdürülebilirlik. Bu alanda sürekli bir yenilenme sürecini doğurdu diyebiliriz
Artık miras meselesini de aştılar bu arada, çünkü ilerlemenin hızı o kadar yüksek ki rekabet ortamı için en zenginden bile miras almış olsanız aynı rekabeti yakalamanız mümkünsüz.
Miras sahibi ile aynı fikirlere sahip olmanız gerekmekte miras sahibinin fikir-yönetim döngüsünde tuttuğu tecrübelerini biliyor ve aynı zamanda o kişinin, kişilik özelliklerine de hakim olmanız gerekiyor ki diğer insanların size karşı aynı bakış açısını, sergileyebilmelerini sağlayabilesiniz. Özetle hak edilen bir duruma, yani birileri tarafından hak edilmiş olan bir olguya sahip olmak bu manada zordur.
Bu yüzden kişisel gelişimcilerden çok duyarız işte lider olmak yönetici olmak veya yönetim pozisyonunda bulunmak için kişisel dersler almanın bir faydasının olmayacağını bu gibi vasıfların bu yolla kazanılamayacağını ve insanların hazır olduğunda bu gibi özellikler göstereceğini hep işitiriz söylenecek ve üretilecek çok durum var saygılarımla bilim ile kalın....




Yorumlar
Yorum Gönder