Evet bugün belki de içeriği en zor konu hakkında fikir yürütmeye çalışacağız özellikle ülkemizdeki eğitim ve insanların eğitimi ile ilgili bilgiler vermeye çalışacağım eğer kusurumuz olursa hemen yazmanız cevap vermeniz temennisi ile :) ayrıca yazılarıma gelen mesajlar oldukça güzel, ilk 1000 görüntülemeyi yakaladık blogger platformundan çok, bir site çerçevesinde bu işe devam edeceğim keyifli okumalar :)
"Belli bir bilim dalında belli bir konuda bilgi ve beceri kazandırma yetiştirme ve geliştirme işi "
---------------------------------- EĞİTİM -------------------------------
Gerçekten birçok şeyin başı eğitim yani insanların görgü, iletişim, durum ve hallerini en güzel özetleyen sürekli olarak insanın kendi gerçekliğini ona kazandırmasına sebep olan, TEK GERÇEK EĞİTİM. Birçok alt dalda toplanıyor yani eğitimli olmak çok farklı bir konu iken alınan eğitimi kullanmak ve sahip olduğu değerlere bu eğitimi yansıtmaya eğitilme yada eğitimli diyoruz. Büyüklerimiz görgü okumuşluk falan diyor lakin işin özü bir insanın düşünmesi ve düşünmeyi öğrenmesi genel manada, kısacası işin sonu her daim eğitim ile ilgilidir,
Eğitimin yapı taşını oluşturan durum ve tüm bu sürecin kendisi bir eğitimin parçası aslında yani düşünmek çok geniş bir kavram olarak ele alınması gereken bir konu olduğu için, "düşünüyorum o halde varım" mantığından hareketle varlığımızın nedeni de denilebilir bir insanın düşünüyorsa var olduğunu düşündüğümüzde tek gerçeğin kapılarını da biraz aralamış oluyoruz diye aklımdan geçiyor işin espirisi insanlar yok fikirler var kavramını çok destekler gibi duruyor :)
Çünkü irade denilen bir yapı üzerine inşa edilen bir kişiliğimiz var bazı noktalarda kendimizi kontrol altında tutmak bazı durumlarda düşünmek ve işleyişi buna göre devam ettirmek en doğru olan seçenekler aslında zamanın kendisi bir eğitmen desek yanlış söylemiş olmayız.
Eğitimci kavramı da var tabi, çünkü bilinç dediğimiz bir yapıda mevcut tüm insanlar üzerinde ve karakterimizi oluşturan en büyük etmenlerden biride bu bilinç meselesi aslında bu bilinç meselesini bir sonraki konunun direk başlığı olarak ele alacağım. Çünkü ülkemizdeki insanların her biri çok değerli ve en büyük eksikliğimiz eğitim ve eğitimci olarak gördüklerimiz
Bu konuda da çok gariptir kimse yanaşmayı dahi tenezzül etmiyor yani eğitim konusu nasıl düzelecek ile ilgili bir tek yorum dahi göremezsiniz kimse eğitim konusuna değinmek istemiyor çok zorlu bir süreç olduğunun herkes farkında ayrıca eğitimsizseniz hemen anlaşılıyor ve insanımız direk sizi arka planda kendi ülkesinde 4. sınıf muamelesi kategorisinde değerlendirmeye sokuyor ki bu konuda üzerine çok tartışma yapılası bir durum hiç bir toplumda olmaması gereken özellikler arasında .
Ayrıca aile kavramı da çok önemli bir mesele ekseriyetle eğitim üzerinde, çünkü aileden gelen destek bir insanı uyandırma ve etrafında dönen olayları yorumlaması yönünde mi ? yoksa sadece hayatta kalması ve var olan ile eldekine şükür etmesi yönünde mi ? destek sunuyor bu mesele çok daha derin bir vaziyet.
Ülkemizin en vahim olayları oluşturan meselede bu aslında çünkü ailelerin bir çoğu çocukların uyandırılmasını istemiyor kendileri için kullanılmasını istiyor ki bu tür durumlar bir çok psikologlar ve gelişimciler tarafından inceleme altında diye düşünüyoruz çünkü uyanmış olan bir insan asla karşısındaki aile ferdinin yanlış bir yönlendirmesini kabul etmeyip muhalefet oluşturacağından, asla böyle durumlara karşı tahammülümüz kesinlikle yok. Eğer ki bir aile ferdinin imkanları ile yaşıyorsanız asla fikren ve davranışsal olarak muhalefet oluşturamazsınız kafasında birçok insanımız
(ne yazık ki kaçırılan en kötü nokta şudur ki bugün tahammül gösteremeyip bir tartışma yaşayamadığınız o kişiler yarın bu türlü bir problemler ile karşılaştığında ya kendilerini ifade edemiyorlar yada karşımdaki nede olsa beni yetiştiren değil değil deyip çok yanlış işlere konulara dönüştüren insanlar var ki sonuçlar hiç iç açıcı olmuyor).
Genel en büyük problemlerden biride burada başlıyor zaten bir anda gerçek hayatın kucağında kendini bulan bireyler çok değişik bunalımlar altında kalabiliyorlar. Halbuki var olan eğitim sistemi lise sonda tüm duygusal ve hayat kavramı olarak bir şeyleri aşmış kendini geliştirmiş insanlar için geçerli olarak tasarlanmış bir ürün yani eğitimli olmak için her dönemde bilinç olarak aklımızın bizim var olan eğitimi gerektiren seviyede bulunması gerekiyor fakat eğitim sistemi ile insanımızın var olan eğitim durumu birbirine ne kadar endeks durumda tartışılır bir konu.
İnsanımız hep tahammülsüzlüklerin kurbanı olmaya sürekli devam ediyor ki bir çok aile krizleri ve kötü süreçler eğitim olarak bazı şeyleri aşamamış oluşumuzdan kaynaklı aslında tabi uyandıktan sonrada mesele burada bitmiyor çünkü maruz altında kalınan durumlar tahammül edilesi gibi değil 18 yaşına gelmiş hatta düzeltelim 21 yaşına gelmiş olan bir genç aile içerisinde bazı şeylerin farkına vardıktan sonra ,süreç ayarlı bir bomba gibi ailesiyle yaşadığı problemler yetmiyormuş gibi bu sefer de eğitim sistemi sırtına bir yük, hemen üniversite sınavı kapısına dayanıyor zaten eğitim sisteminden yararlanamadığı yetmiyormuş gibi yol hemen ikiye ayrılmış durumda çünkü tekrar ediyorum düzen hayatta kalmak yada kalmamaya endeksli eğer çalışmıyorsan ve üretmiyorsan bu durum eğitimi olmayan aileyi farklı bir seviyeye itiyor direk bir evlat olmak gözünden çıkarılıp bir yük meselesi haline gelen durumlar bizim gençlerimizi ülkemizde yaşayan genç neslin en büyük dertleri arasında
Üst taraflarda da mesele pek farklı değil yani işte maddi durumu iyi tüm imkanları sağlayanlar içinde pek farksız sonuçlar var tüm imkanlar sağlanmış çocuk doktor veya avukat olmak istemiyor lakin sürekli bir yarış atı muamelesi gören gençler, aile baskısının farkında birde şartlarının elbette, lakin sonra ne oluyor biliyor musunuz ? bu çocuk doktor yada mühendis oluyor işte bir iş toplantısı yada bir operasyon için yurt dışında bir ülkeye gittiği zaman orada çok mutlu çalışan duvar ustalarını işte çok iyi resim yapan ressamları hayata renk katan mimarları işini gönül huzuruyla yapan ve değer gören tornacılar ile tanıştığında birde kendi hayatını hemen gözünden geçirip bir sonuca varıyor hemen ardından örnekler karşımızda, bu ülke çok iyi bir hukukçuyu mühendisi kaybetti lakin Avrupa da bir ülke çok iyi bir barmen barista kazandı diye bir sürü paylaşımları hep görmekteyiz bizim varlıklı olarak tabir ettiğimiz aile fertlerinin çocukları içinde farklı durumlar söz konusu değil genel özet olarak bu meseleler böylemi olmalıydı dediğimiz çok fazla yanlış nokta olmuştur ve hepsinin temelinde eğitimsizlik ve eğitim sisteminin doğru bir işleyişinin olmamasından kaynaklanmaktadır.
Yani bizim insanımız ilkokuldan beri çok iyi bir eğitim sürecine tabii olamaz mı ? farkındalığı çok yüksek bir şekilde daha çocukluğundan güzel bir eğitimin içerisinden geçirilemez mi? elbette olabilir lakin insanımız bilinçli olmak zorundadır tahammüllü olmak ve verdiği her kararın ve iletişimin nasıl bir sonuca kavuşacağını bilerek hareket etmelidir.
Siyasetten uzak eğitime yakın durmalıdır ki gereksiz meselelerin ve konulardan uzak durmalı sadece gelişimi ve ilerlemeyi ardından da kendini geliştirmeyi düşünmelidir bu işin bir anda olmayacağını bilmeli iyi ve eğitimli olma sürecinin zaman alacağının farkında olmalıdır hiç kimse bir aylık bir mücadele ile farkındalık seviyesini yükseltemez yada yukarıda bahsettiğim uyanma meseleleri iki üç aylık olaylar değildir kütüphane kavramını daha liseden ilk okuldan yada hayatınızın her noktasında içinde olmalısınız ve her hangi bir alanda bir fikrimiz bir düşüncemiz varsa o yönde okuyacak kitaplarımızda olmalıdır
Bir gün Okan Bayülgen'in bir röportajına rastlamıştım sene 1992 yılında yapılmış bir röportajdı yanılmıyorsam direk kelimeler şu şekildeydi "neden bu ilkokul ve lise öğrencilerine dostoyevski okutulmaz yada değişik eserler üzerine okutulup düşündürülmez biliyor musunuz çünkü bu nesil uyandırılmak istenmiyor diye röpotajın da geçmişti" bu sözleri duyduktan sonra meselelerin ne olduğu meydana çıkmış oluyor aslında son olarak toparlamak için eğitim her şeydir yani eğitim konusundaki kayıp telafi edilemez aslında bu yaygınlaşan teknoloji ile insanımız daha kötü süreçlere sürüklendiğinin farkında olmayabilir lakin kitaplardan uzak kalmasak ilerleyişimiz bir o kadar hızlı ve yüksek olur ülkemizde hiçbir çalışan ve üreten bir insan kitap alamayacak durumda değildir ister inanın ister inanmayın tek ilacımız başkalarının gözünden hayata bakmak bunu da ancak kitaplar bize sağlayabilir
Eğitimin temelini de kitap meselesi çözer hiç. bir şey için geç kalmış sayılmayız her neredeysek ve hangi durumda isek artık okuyup anlayarak yola devam etmeliyiz hayata bu şekilde devam etmek bizlere ne kaybettirir? staj yaptığım bir kurumda ODTÜ lü prof bir hocamız vardı biz bir işte çalışırken hep insan oğlunun bu hayatta iki vazifesi vardır buda imar ve ıslah etmektir derdi bir insan imar ve ıslah etmenin manasına varması için bir bilgiyi bilmesi de işini çözmez bildiklerini ve öğrendiklerini uygulaması gerekmektedir .
SAYGILARIMLA DAHA GÜZEL YARINLARA..........................



Yorumlar
Yorum Gönder